Tunç Çağı Anadolu tarihinin başlangıç noktası kabul edilir. Neolitik dönem itibariyle buzulların çekilmeye başladığı dönemde Anadolu da yerleşim imkanlarının ortaya çıktığı ve geniş kitlelerin yaşam alanı bulabildiği bir bölge halini almıştır. Neolitik dönemden İlk Tunç çağına kadar geçen sürede bölgede ortaya çıkan insan varlığı Tunç çağıyla birlikte Anadolu'ya has bir kültür çevresi meydana getirmiştir.
Bir taraftan Güneydoğu Anadolu bölgesi Mezopotamya etkisindeki kentsel devrimden etkilenmişse de Kafkaslar'dan Anadolu'ya doğru akan başka bir akım söz konusudur. Bu akım Bakır ve Kalayın birleştirilerek üretildiği Tunç madeninden adını alır. Anadolu'da bu kavramın karşılığı Karaz'dır. Mezopotamya bölgesi surlarla çevrili kalabalık kentlerden oluşurken Tunç Çağı anadolusunda daha mütevazi ve geniş alanlara yayılmış seyrek yerleşim yerleri gözlenir. Bu dönemde evler genellikle taş ve kerpiçten yapıldığı gibi dal örgü ve balçık yöntemiyle duvar yapılardan da oluşabilmektedir. İlk Tunç Çağının doğu anadoluda geniş bir etkisi olmamıştır; zira mezopotamyada bulunan Obeyd ve Sümer kültürü baskın gelmiştir. Diğer taraftan Tunç Çağı etkileri batı anadoluya doğru yayılım göstermiştir.
Tunç Çağının en eski kalıntılarını gaga ağızlı testiler ve Demircihöyük'te daire formunda 90 metre çapında bir yerleşim alanı olarak gözlemleyebiliyoruz. 2 Bin'li yıllardan itibaren Acıpayam, Afyon, Kütahya civarında daha geniş yayılım alanları söz konusudur. Bu çağın kent dokusunu gözlemleyebildiğimiz çok önemli bir buluntu Eskişehir - Küllüoba köyünde mevcuttur. Cevresi surla çevrili, merkezinde sarayın bulunduğu yerleşim alanı kentleşmenin gelişim evresini anlamamıza yardımcı olur.
Tunç çağının son evresinde kentlerin çoğaldığını ve kalabalıklaştığını görüyoruz (M.Ö. 2400-1800). Ticaretin kent gelişiminde önemli rol oynaması, madenciliğin gelişmesi, süs eşyalarının yaygınlaşması bu döneme tekabül eder. Ayrıca yöneticilerin değerli eşyalarla gömülmesi yine bu dönemde karşımıza çıkar.
Batı anadoluda Tunç çağı gelişim gösterirken -2000'li yıllara doğru Orta Anadolu'da Hitit kültürünün temelleri atılmaktadır. Doğu Anadolu'da ise genel olarak Mezopotamya kültür etkisi devam etmektedir.
